• Nombre de visites :
  • 1001
  • 12/2/2011
  • Date :

Edep-3

edep

Edebi Kimden Öğrenelim

Başkalarının iyi davranışları insanın üzerinde olumlu etki bırakır. Bu iş tabii ve açıktır. İnsanların beğenilmeyen ahlâkları da, olumsuz tesir bırakır. Bu da doğaldır. Akıllı ve bilinçli insanların hüneri, başkalarının beğenilmeyen ahlâklarından da ibret ve ders almalarıdır.

İyi insanlar, iyiliğin örnekleri oldukları gibi, kötü insanlar da -bilinçsiz insanlar için- kötülüğün örnekleridirler. Ama, akıllı olan; kötülüklerden iyilik yollarını öğrenen kimsedir. İşte bu, Lokmanî bir hikmet olup kişinin akıllı oluşunu göstermektedir. Sadî'nin dediği gibi:

Lokman’a dediler: “Edebi kimden öğrendin?” Dedi: Edepsizlerden; onlarda beğenilmeyen her ne gördümse, onu yapmaktan kaçındım.”[1]

Eğer böyle olmasaydı, “Hekim” lakabıyla meşhur olmazdı.

Evet.... edepsizlerden edep öğrenilmelidir. Aynı şekilde, az konuşmak da, boş ve çok konuşan geveze insanlardan öğrenilmelidir. Büyüklük ve izzet-i nefsi de, dar düşünceli ve hasis tabiatlı insanların yaptıkları işlerin çirkinliğinden öğrenmek gerekir. Öyleyse biz, neden, sevilmemiz için kendimizi onlardan temizlemeyelim? Eğer başkalarının kötülüklerinden, iyiliklerle yönelmeyi öğrendiysek, ahlâk öğretmenimiz bizim içimizde gizlidir demektir. Bu metot, Emir’ul-Müminin Ali (a.s)'dan öğrenilmiş bir metottur. O şöyle buyurmuştur:

“Başkalarında çirkin bir ahlak gördüğünde, o çeşit ahlakı kendinden uzaklaştır.”[2]

İsa Mesih de bu ahlâka sahipti. Ona sordular: “Sana kim edebi öğretti?” Buyurdu:

“Kimse beni edeplendirmedi. Ben cehaletin çirkin­liğini gördüm ve ondan uzak durdum.”[3]

Edepli insanlarla oturup kalkmak, onlarla yakınlık ve diyalog kurmak; ahlâk, tutum ve davranışlarımızı edep süsüyle süsler.

Peygamber (s a.a)'in Edebinden

İmanın en güzel örneği; iyi ahlâk, edep ve davranışların numunesi olan Peygamber-i Ekrem (s.a.a), kendini Allah'ın terbiye ettiği biri olarak görür ve şöyle buyurulardı:

“Rabbim beni terbiye etti ve güzel terbiye etti.”[4]

Peygamber (s.a.a)’in siyeri, bir edep öğretimi kitabıdır. Peygamber (s.a.a)’in davranışı, ahlâkî yücelik ve yüksek diyalog örnekleridir. Peygamber (s.a.a)'in başkalarına karşı davranış edebinden birkaçına değiniyoruz:

Allah Resulü (s.a.a), küçük-büyük karşılaştığı herkese selam verirdi.[5] Hiçbir zaman birisinin önünde ayaklarını uzatmazdı. Baktığında, kimsenin yüzüne dik ve şaşkın bir şe­kilde bakmazdı. Kimseye kaş ve gözle işaret vermezdi. Oturduğu vakit kimseye yaslanmazdı.[6]

İnsanlarla tokalaştığında ve musafaha yaptığında, karşı taraf elini çekmediği sürece o elini geri çekmezdi.[7] Hiçbir yiyeceği kötülemezdi. Hiç kimseye küfredip sövmez, rahatsızlık meydana getiren sözleri dile getirmez ve kötülüğe kötülükle cevap vermezdi.[8] Altındaki sergiyi, ikram için, huzuruna gelenlerin altına sererdi.[9] Peygamber olduğu günden, vefat ettiği güne kadar asla yaslanmak suretiyle yemek yemezdi.[10] Halkın hediyelerini (az ve değersiz bile olsaydı) kabul ederdi.[11] Çoğu vakit, yüzünü kıbleye döndürerek otururdu.[12] İnsanların yanında dizlerini açmaz ve dışarı çıkarmazdı. Sert huylu yabancıların soruları, istekleri ve konuşmalarına karşı sabırlı davranırdı. Hiç kimseyi kınamaz ve serzeniş etmezdi. Başkaların sırlarını keşfetme peşinde olmazdı.[13]

Gülmesi tebessüm şeklindeydi ve asla kahkaha atmazdı.[14] Çok arlı ve hayalı idi. Kimsenin sözünü kesmezdi. Kendi önünden yemek yerdi. İnsanların işlerini her şekilde yola koyardı ve... Bunlar gibi nice seçkin diğer fazilet ki hepsi, yüce bir ruhtan, güzel bir ahlâktan ve iyi bir edepten hikaye eder.

Edep, diyaloglarda, insanın kemal ve şuurunun ölçüsüdür. Herkes edebi miktarında bir değere sahiptir. Şahısların insanî değerlerini ölçme ayarı, onların edepleridir.

Edeple kalpler fethediliyorsa, edepli olmak; imanın nişanesi, Allah'a yakınlık vesilesi, yaratıcı ve yaratık yanında sevgiye sebep oluyorsa, o halde neden Allah Resulü'nün sünneti ve din evliyalarının sirelerinden edep öğrenmeyelim?... Evet, edep; konuşmada ve amelde, evde ve toplumda, küçük ve büyüğe karşı, tanıdık ve yabancıyla, her yerde... ve herkesle!


[1] Gülistan, Sadi, 2. bab, 20. hikaye

[2] Mizan’ul-Hikme, c. 1, s. 70, H: 374

[3] Bihar, c. 14, s. 326

[4] Mizan’ul-Hikme, c. 1, s. 78

[5] Sünen’ün-Nebi, Tabatabai, s. 41,43,75

[6] a. g. e, 45,46,47,61,73

[7] a. g. e, 41,47

[8] a. g. e

[9] a. g. e, 75,76

[10] Bihar, c. 16, s. 237

[11] a. g. e, 227,240

[12] a. g. e

[13] Mekarim’ul-Ahlâk, s. 13,15,17

[14] Sünen’ün-Nebi, s. 75

Edep-2

Edep-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)