• Nombre de visites :
  • 1453
  • 12/1/2011
  • Date :

AŞKIN MÂCERÂSI

aşkin mâcerâsi

Hicrî altmışıncı yıl, unutulmuştu İslâm

Her taraf zulüm dolu, her tarafta katliâm

Göz yaşları sel gibi, her yer mazlumun âhı

İnsânî erdemlerin öldürülmüştü ruhu

 

Çıkarlar olmuştu din, cihâd mal-mülk tezgâhı

Hortlamıştı çöllerin, yağmacılık ilâhı

Susturulmuştu diller, altın veya kılıçla

Kürsülerde sefiller, oynaşırken inançla

 

Unutmuştu insanlar, hâyatın gayesini

Hak’tan başka her şeye, “Lâ” demek pâyesini

İlâhî niyâbetin, özgürlük mirâcını

Değişerek giymişti, küfrün zillet tâcını

 

Kararmıştı ufuklar, ümitler tükenmişti

Ali bir çok cephede, vuruşarak gitmişti

Sürgünde “Ebûzerler”, mu’minler yitirilmiş

Medineli sevgili, zehirle kâtledilmiş

 

Ölüm kol geziyordu, aman yoktu kimseye

Kalmamıştı cesâret, hak sözü söylemeye

Mazlumun feryadına, sağır olmuş kulaklar

Zihinler doldurulmuş, zây edilmişti haklar

 

Bekliyordu hakikat, yürekli evladını

Anası insanlığın, en mükemmel kadını

Celladın pençesinde, güvercin raks eylemez

Zillet uzaktı ondan, zillete boyun eğmez

 

Bir er çıktı sahneye, Murtezâ’nın evinden

Yiğitlik suyu içmiş, Fâtıma kevserinden

Peygamber hâtırası, özgürlerin mevlâsı

“En güzel hüner ölüm”, olmuştu Elif-Bâ’sı

Mârufu buyurarak, münkerden nehy etmenin

Mektebinde yetişmiş, en büyük öğretmenin

Rabbânî marifetin, yegâne temsilcisi

Ellerinde ceddinin, “gökten gelen inci”si

 

Hedefi hidâyetti, kan dökmek asla değil

Hakkı ıslâh etmekti, saltanat, dünya değil

Topraktan vâr edilmiş, bedenler geçicidir

Yâr ile vâdeleşmek, âşıkların işidir

 

Bir avuç kahramanla, yöneldi Kerbelâ’ya

Muazzam bir imanla, “heyhât” çekti dünyaya

Yırtarken yeni şirkin, gösteriş maskesini

Yeniden yazdı aşkın, diriliş bestesini

 

Rahmet diyarında can, görünce Leylâ’sını

Geçerek kendisinden, gördü nur deryâsını

Fısıldaştı yavaşça, kılıçların ruhuyla

Kucaklaştılar aşkla, ilk kıvılcım nuruyla

 

Allah’a tevekkülün, yek numune önderi

Cilvegâhı cânânda, ağlattı âlemleri

Aşkın mâtemi vardır, vuslatın böylesine

Ayak basınca karga, “Ankâ”nın sînesine

 

Âşıklar vâdîsinde, ağladı aşk hançeri

Tavâf edip öperken, Yâr’in öptüğü yeri

Mecnun idi âlemler, Hüseynî velâyete

Âciz kaldı kalemler, o aşkı rivâyete

 

Ebedilik yolunda, en muhteşem kâfile

Aşkın şehidi oldu; yürüdü bin nâz ile

Ellerinde mâşukun, ölümsüzlük bâdesi

Olamaz böyle aşkın, sözlerle ifadesi

 

Âlemi imkanda Yâr, etti sırrı âşikâr

Bu kan Hakkın kanıdır, kıymeti pâhası var

Âl-i Tâ-Hâ güzeli, yaktı can çırâğını

Yüz gösterdi sevgili, açarak duvağını

Hüseyin Yalçın


İmam Hüseyinin (a.s) Şahadeti ve Ricati

İmam Hüseyin’in (a.s) Kıyamının Nedeni

Muaviye döneminde İmam Hüseyin’in (a.s)-2

İmam Hüseyin (as)-2

İmam Hüseyin’in İnayeti

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)