• Nombre de visites :
  • 1478
  • 11/10/2009
  • Date :

İlahi Kişilerin Gecesi

gece

        Nehc’ül Belağa açısından ibadet dünyası başka bir dünyadır.İbadet dünyası, lezzetle dolu bir dünyadır.Öyle bir lezzet ki, şu üç boyutlu madde dünyasının lezzetleriyle mukayese bile edilemez. İbadet dünyası, coşkunluk, hareket, seyahat ve seferle dolu bir dünyadır.

       Bu gezi ve sefer, Mısır, Irak ve Şam’da veya yeryüzünün herhangi bir şehrinde bitmiyor.

        Bu gezi, “ismi olmayan” bir şehirde bitiyor.İbadet dünyasının gece ve gündüzü yoktur.Çünkü hep aydınlıktır orası; karanlık, üzüntü, kırgınlık diye bir şey yoktur orada. Orası baştanbaşa sefa ve samimiyettir.Nehc’ül Belağa açısından bu ibadet dünyasına giren ve bu dünyada esen o hoş havadan yararlanan kimse, çok mutlu bir insandır. Bu dünyaya giren kimse için, artık madde dünyasında başını ipek üzerine ya da kerpiç üzerine koymak hiç önemli değildir.

“Ne mutludur Rabb’inin farz ettiği şeyleri yerine getiren, acıları ve zorlukları yenen, geceleri uyumayıp sabahlayan, uyku galib geldiği zaman yeryüzünü yatak, elini yastık edinen kimseye. Kıyamet gününün korkusu bu insanların gözlerinde uykuyu çalmış da yataklarında duramazlar, ayrılırlar; dudakları hafiften Rabb’lerinin zikriyle menkuldür; uzun istiğfarlarıyla günahlardan arınmışlardır.İşte bunlar, Allah’ın hizbidir (partisidir). Bilin ki kurtulanlar, ancak Allah’ın hizbidir…”[1]

Apaydın gündüzdür ilahi kişilerin gecesi

Kabri aydın olanlara yoktur karanlık gecesi.

————

1– Nehc’ül-Belâğa, mektup, 45.

————

“Şehid Murtaza Mutahhari”nin  “Nehc’ül Belağa’da Bir Gezinti” adlı kitabından alıntıdır.

Sayfa : 83

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)