İlgili Yazılar
  • Strese Mahkûm muyuz?
    Strese Mahkûm muyuz?
    Gün boyu yoğun bir iş temposu yaşayan Ahmet Bey’in, akşam saatlerinde yetişmek için...
  • Hayat Mûcizesi
    Hayat Mûcizesi
    Son yıllarda Batıdaki araştırmacılar evrenin ölçeği ve yapısına, atomun iç işleyişine, hayatın Yeryüzündeki gelişimine dair çok sayıda keşifte bulundular.....
  • Kendini Öldüren İnsanlık
    Kendini Öldüren İnsanlık
    Yeryüzünü cennetin küçük bir misâli olarak insanların hizmetine sunan Allah (cc), sonsuz ilmi ve kudreti ile yarattığı dünyamızı, bitki ve...
  • Nombre de visites :
  • 2995
  • 21/12/2008
  • Date :

Ruh sağlığı nedir? 

ruh sağlığı

“Ey ariflerin kalplerine sükûnet veren!”

 

      1. Bölüm

 

     İnsan bedeninin hastalıklardan korunup önlem alınması ya da hastalandığı zaman onu teşhis edip, gerekli ilacın belirlenmesi veya hastalık neticesinde oluşacak zaafları azaltıp önleyebilmek için nasıl ki bir yöntem ve tedaviye ihtiyacı varsa ruhun da bu üç alanda bir yöntem ve tedaviye ihtiyacı vardır.

 

     Bu yöntemler:

    1- Gerçekleşebilecek bir ruhsal sorun önlenmeli veya sorunun sebepleri azaltılmalıdır. Örneğin namaz, toplumsal ve bireysel boyutta "çirkin ve kötü şeylerden alıkoyar insanı". Yani namaz kılmak toplumu rahatsız edici davranışlar ve ahlaki bozuklukların önünü alır. Başka bir deyişle bir ameli yerine getirmek kişinin bir sonraki kural dışı hareket ve davranışlarına engel olacaktır. Böyle yöntemlerin önleyici rolleri vardır.

 

     2- Her türlü ruhsal sorun ve bunalımı yerinde ve zamanında, dikkatli bir şekilde tanıyıp, tespit edebilecek ve bu soruna uygun olan tedaviyi gösterebilecek türden olmalıdır. Örneğin; devamlı tedirginlik duyan birinde, bu tedirginliğin teşhis ve tedavisi; cinsel sapıklık ya da kötü bir davranışa müptela olmuş birine uygulanacak şer'i had gibi.

 

    3- Hastanın hastalığının ilerlemesini önlemek veya onu tedavi edip yeniden güç kazanmasını sağlamalıdır. Bu yöntem hastalığın tedavisinin bir kısmına kendi içinde yer vermiştir. Zira bir sorunun tedavi edilmesi, onun şiddetlenmesini önleyecek veya kişinin yeniden güç kazanmasını sağlayacaktır. Şunu da belirtmek gerekir ki bazı yöntemler her üç bölümün de tedavilerini içerebilirler. Mesela daha önce örnek olarak getirdiğimiz namaz hem önleyici (çirkin ve kötü şeylerden alıkoyar), hem de tedavi ve ıslah faktörüdür.

"Beş vakit namaz, bu namazların arasında işlenecek büyük günahların dışındaki hatalar (günahlar) için kefarettir. Ve bu Allah'ın "İyilikler kötülükleri giderir." diye buyurduğu şeydir." (Hz. Ali (a.s.) - Biharu'l Envar, c.82, s.233)

      Yine namaz insana güç veren, onun karakterini düzelten bir ameldir. "Allah namazı, insanı kibirden arındırmak için farz etti." (Hz. Fatımatu'z Zehra (s.a.) - Biharu'l Envar, c.82, s.209)

 

      Dini Bakış Açısından Ruhsal Sağlığı Temin Eden Faktörler:

      Bu Faktörlerden bazılarını birey ve toplum açısından olmak üzere iki açıdan ele alıp inceleyeceğiz. Bireysel açıdan ele alınanlar gerçekte kişinin ruhsal gücünü yükseltmek ve onu topluma teslim etmek amacı taşmaktadır.

 

       İnsanın ruhsal sağlığı için etkin olan faktörlerden bazıları Allah'a, gabya ve kitaba iman etmektir. Bunlara iman etmek; sorunları hallederken yalnızca maddi sebepler peşinde koşmamak, bütün maddi sebepler yetersiz kaldığında ümitsizliğe düşmemek, sorunların giderilmesi için büyük bir kaynağın olduğunu bilmek ve buna inanmak gibi ruhsal güven kazandırmaktadır. Böyle bir kaynağın olduğuna yakin eden kimse artık korkmayacaktır. Mead ve ahirete (öldükten sonra dirilmeye) iman etmek kişinin ameline anlam verecek, yaşamına mana katacaktır. Batılı birçok düşünürün inanç ve yönlendirmesinde olduğu gibi bir inanç, varlık ve Allah gerçeğine ulaşmazsa boş ve anlamsız olacaktır. Meadı kabul etmemek insanın bütün hareket, davranış ve çabalarını anlamsız kılar. İyilik-kötülük, neden iyi olayım ve kötü olmayayım, kötülük istemiyorum gibi mefhumlar değersiz olacaktır. Çekinmeden günah işleyenle, zorbalar ve İslam düşmanlarıyla mücadele eden kimse eşit olacaktır. Veya takva, itaat gibi faktörler değer yargılarının ölçüsü olursa, artık kimse yalnız kalmak, torpilsiz olmak, nasihatlerden mahrum kalmaktan endişe duymayacaktır. Yağcılık, dikta, gösteriş yerine; olumlu ve insanın ilerlemesi yönündeki çabalar artacaktır.

 

       Ruhsal sağlığı temin eden faktörlerden bazıları şunlardır: Hayırda birbiriyle yarışmak, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak, yardımlaşmak, sevdiği şeyden özveride bulunmak, Allah yolunda cihat etmek… Bütün bunlar birey için toplumda ruhsal güven sağlamaktadır. Geleceğin belirsizliği, korumasız kalma korkusu, yaşamına müdahale edilmesi gibi insanın yersiz endişelerini, acizlik ve kendini kaybetme hissini ortadan kaldırır.

 

     Ruhsal sağlığın temini bireyler için şu sonuçları doğurur:

1- İç huzura kavuşmak.

 

2- Amel ve davranışların anlam kazanması.

 

3- Amelleri kontrol etme gücüne sahip olmak.

 

4- Kendine ait şartları görebilmek ve onlara çare bulmak.

 

5- Yaşadığı ortamı tanımak ve olaylar karşısında mağlup olmamak.

 

6- Çevre, toplum, insani kaynak ve imkânlardan, yeteneklerin gelişmesi için, faydalanma gücünün artması ve enerjinin boşa harcanmasına engel olmak.

 

7- Toplum ve aile fertleriyle münasip ve hızlı ilişkiler kurmak. Öyle ilişkiler ki ne kendisi zarar görür, ne başkaları (İslam'da zarar ve ziyan yoktur); aynı zamanda bu ilişkiler sayesinde gelişme ve ilerleme sağlanır.

 

8- Aile ve toplum içinde uygun bir rol ifa etme gücüne sahip olmak.

 

Ruhsal sağlık meselesi bunalım, ıstırap vb. gibi hastalık denilebilecek birtakım sorunlara ait olabildiği gibi, hastalık denilmeyecek, ama insanı iş, bireysel ilişkiler ve kişinin mevcut durumu yüzünden yaşamında perişanlığına neden olacak birtakım kuralsızlıklara da ait olabilir. Örneğin gençlerin toplumsal yapıya aykırı tutumları, karı-koca geçimsizlikleri vb. bunlardandır. Her birinin kendine has çözümleri vardır.

 

Zehranet


 

Kullanıcıların son yorumları
m.emin /div>
sağolun ellerinize sağlık
Tebyanın cevabı :
Çarşamba 30 Eylül 2009
İsimsiz Yorum /div>
gayet güzel bir yazı allah razı olsun
amiin
Tebyanın cevabı :
Cuma 23 Ocak 2009
  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (2)